Fark ettiniz mi uzun otobüs yolculukları hayatımızdan zaman çalmak dışında bazen ne kadar da çok şey katar yaşantımıza? Bazılarımız kitaplar diyarında gezinir, uzun sayfaların çabucak akarak geçtiği saatlerde. Bazılarımız altında destek olarak okul defterini kullanır kitaptaki zor soruları çözerek hayatına daha iyi bir yön çizmek için katılmak zorunda olduğu o sınav için çalışırken.
Bense ‘’O’’nu orda tanımıştım. Hani vardır ya iki durak arası yaşanan kısa göz temasları. Onlardan biri gibiydin başta benim için. Ne kadar hoş adam demiştim içimden, sonra şaşırtmıştın beni. Bindiğinde ineceğini söylediğin durağı geçmiştik ve sen gelip yanıma oturmuş uzun yolcuğunun ne kadar sıkıcı olduğunu anlatmaya başlamıştın. İşte o zaman anlamıştım aslında hayatımın tam ortasına gelip yerleştiğini. Uzun süre sessiz kalışıma bir direnç göstermiş yılmamıştın benim çekinerek senden kaçma çabalarıma.
Şimdi dönüp geriye baktığımda hala kararsızlık dolaşır aklımın en uç köşelerinde. Düşünürüm çünkü bana verilen değerli bir armağan mıydın yoksa keşke listesinin en üst sıralarına tereddütsüz eklemeli miydim adını? O yüzden hala kafamda dolanır beni uyutmayan o soru.
Aşk Sen mi geldin, Ben Duymadım? Ya da kapıyı kaç kere çaldın da ben kaçırdım?
Şimdi bile bu yazıyı yazarken ve seni tanımanın üstünden koskoca 6 sene geçmesine rağmen hala içimde hafif sızı vardır. Şehir içi olan fakat şehirlerarası yolcuklar gibi gelen körüklüde geçen uzun zamanlarda. Kulağımda kulaklık her zaman yaptığım gibi bu sefer gözümü kapatıp başımı dayamıyorum koltuğa, Bu sefer dinlediğim şarkılar eşliğinde hayal kurmuyorum. Hayal değil mi? Ben istediğim sürece onlar orda var olacaklar. Kucağımda bu defter parçası sana soz kez yazabilmek için koydum şimdilik onları bir kenara.
Eminim artık her seslenişin aslında bir başka âşıkların aşk yeminiydi. Hiç bir zaman bulamadık bize özel bir kelime. Belki de bu yüzdendi tüm hırçınlığımız. Biz aslında ‘’Biz’’olmayı başaramadık.
Sana yazdığım şiirlerde hep ne derdim sana?
Adın aklımın yasak şehrinde hatalı solama yapıyor sevgili ve sen yokken ben iliklerimde göçebe yalnızlıklar yetiştiriyorum. Şimdi ise ismin inatla kırmızı ışık ihlali yapmakta yüreğimin en olmadık yerlerinde.
Ne kadar güzel Enstantane oldu kulağımda ki şarkı ile. Boşuna dememiş Hümeyra.
‘’Çok seneler geçti dönen yok seferinden’’
Şimdi ise sadece Hoşça kal sevgili…